| Liseli Kız GALERİLER | Erkekler için SEXY | Türk Amatör Sexy | Türk Cinsel Yaşam | Aşkımsınız Siteler | Orgazm kadinlar |
http://girisimciruhu.blogspot.com
Truva Atı ( Trojan ) nedir?![]()

E-posta ( Elektronik posta ) Nedir?![]()

Elektronik
posta; İngilizce ismi olan "e-mail" de çok kullanılır. Bugün standart
postaya ne ad veriliyor, biliyor musunuz? "Snail mail", yani "salyangoz
posta". Çünkü e-posta'nın yanında çok yavaş kalıyor. Bir Internet
hesabı açtıran her bilgisayar kullanıcısı, bir veya daha çok sayıda
e-posta hesabı açtırıp e-posta adresi de alır. Nasıl evinizin belirli
bir adresi varsa, size verilen bir e-posta adresi sadece size aittir,
başkasına verilmez. Internet'e bağlandığınızda e-posta programınız ile
tanıdığınız kişilerin e-posta adreslerine mektup gönderebilirsiniz.
Hatta her tür yazışmanızı istediğiniz formatta karşı tarafa iletebilir;
e-posta mesajlarınıza dosya ekleyebilirsiniz. Web sayfaları gibi
tasarlanmış e-postalar hazırlayabilir veya mevcut bir Web sayfasını
e-posta ile gönderebilirsiniz. E-posta adresinizi aldığınız Internet
Servis Sağlayıcıların (ISS) sunucu bilgisayarlarında posta kutusu
görevi yapan bir e-posta sunucu yazılımı bulunur. Yani size gelen
mesajlar bu posta kutularında birikirler.
E-posta programınızda
ISS'nizin belirttiği ayarları yaptıktan sonra Al (Recive) komutu
vererek bu posta kutularını kontrol eder ve size gelen mesajları
sisteminize aktarır ve okuyabilirsiniz. Aynı şekilde e-posta
programınızda yeni bir mesaj sayfası açıp, karşı tarafın e-posta
adresini yazıp, bu adrese mesajınızı gönderebilirsiniz. Bu sefer
yazdığınız e-posta adresinden hangi sunucuya gideceği belirlenir ve
mesajınız karşı tarafın posta kutusuna gönderilir. E-postalar genelde
birkaç saniye içinde posta kutularına ulaşır, kullanıcıların tek
yapması gereken, Internet'e bağlanıp posta kutularını kontrol etmektir.
Microsoft
Internet Explorer ile gelen Outlook Express, Netscape Communicator
paketi ile gelen Netscape Messenger, Microsoft Office 97 ve 2000
paketleri ile gelen Outlook dünyanın en yaygın e-posta programlarıdır.
Bilgisayara Virüs Bulaştığı Nasıl Anlaşılır ve Nasıl Temizlenir?![]()

Eğer
elinizde anti-virüs yazılımı yoksa bilgisayarınızda virüs olduğunu
ancak (çoğunlukla) virüs etkisini gösterdikten sonra anlayabilirsiniz.
Nadiren, dosya adı sabit ve bilinen virüsleri dosya adıyla tarayarak
bulmak ve silmek çözüm olabilir. Bir virüsün etkileri bilgisayarda
anormal yavaşlama, Windows uygulamalarında beklenmeyen hata mesajları
(application error, system fault, missing files vs. gibi), bilgisayarın
kilitlenmesi, rastgele DOS işletim sistemine dönmesi, normalde açılan
dosyaların açılmaması, anormal sesler/görsel davranışlar ya da
bilgisayarınızın isteğiniz dışında işlemler yapmaya başlaması şeklinde
kendini gösterebilir. Bu durumda yapılacak şey, bir anti-virüs programı
kullanarak bilgisayarın virüsten temizlenmesidir. Ancak, virüsün
bilgisayara önemli ölçüde/geri dönülmez hasarlar vermiş olduğu
durumlarda virüsten temizleme işlemi her zaman başarılı olmayabilir.
Bilgisayarınızda
anti-virüs yazılımı olmadığı durumlarda, bu yazılıma sahip bir
bilgisayarda daha önceden hazırlanmış olan acil durum disketi ile
diskinizde ve disketlerinizde virüs taraması yapabilirsiniz.
Anti-virüs
yazılımlarının tarama işlemi sonrasında virüs bulamaması bilgisayarda
virüs olmadığını değil, sadece tarama işleminde kullanılan anti-virüs
programlarının tanıdığı virüslerin mevcut olmadığını gösterir.
Kullanılan anti-virüs yazılımlarının buldukları virüsleri silmeleri
veya bulaştıkları dosyalardan temizlemeleri mümkün olmaması da zaman
zaman karşılaşılan bir durumdur. Bu durumda kullanılan anti-virüs
programının güncellenmesi veya daha güncel başka bir anti-virüs
yazılımının kullanılması uygun olacaktır. Yani, kullanılan anti-virüs
programının tanımadığı bir virüsün bilgisayarınıza bulaşmış olması
ihtimali her zaman vardır.
Internet Nedir, Nasıl Çalışır?![]()

Internet
tüm dünyaya yayılmış, bilgi paylaşımı için birbirleri ile bağlantılı
bilgisayarlardan oluşan bir ağdır. Internet sözcüğü, İngilizce'de
"uluslararası ağ" anlamına gelen "international network" sözcüklerinin
birleştirilmesinden oluşmuştur. Bu uluslararası ağın çekirdeğinde
birbirine yüksek hızlı bağlantılarla bağlı, sürekli çalışır haldeki
bilgisayarlar vardır. Internet'e bağlanmak için bir Internet Servis
Sağlayıcı (ISS) aracılığı ile bilgisayarınızı bu bilgisayarlardan
birine bağlamanız gerekir. Internet'e bağlandığınızda (veya yaygın
kullanımıyla "online" olduğunuzda, bilgisayarınız ister oturduğunuz
semtte, ister dünyanın öbür ucunda bulunsun, Internet üzerindeki diğer
tüm bilgisayarlarla "konuşabilir".
Ancak dünya üzerindeki
milyonlarca birbirine bağlı bilgisayar olduğunu düşünürseniz bu
bağlantı rasgele olmaz elbette. Biraz teknik olan bu konuyu kısaca
açıklayalım. Aradığınız bilgilere kolayca ulaşabilmeniz için bu
bilgilerin tutulduğu bilgisayarlara ve bu bilgisayarlar içindeki
alanlara birer adres verilmiştir. Sizin bilgisayarınızın da bir adresi
vardır. Bu işlemi basitçe anlatırsak, ISS'nize telefon numarasını
çevirip bağlandığınızda, aslında o ISS'de yer alan bir sunucu
bilgisayara bağlanıyorsunuz demektir. Bu sunucu bilgisayar, bağlantı
sırasında kullandığınız kullanıcı ismi ve şifrenize göre elindeki boş
adreslerden birini (örneğin 212.172.195.135 gibi) Internet Protokolü
(IP) numarasını bilgisayarınıza atar. Siz de Web sitelerine, e-posta
kutularına bağlanırken aslında bir adres belirtiyorsunuzdur.
Ancak
bu karmaşık rakamlar akılda tutulamayacağı için, bu numaraları
anlaşılır adreslere çeviren Alan Adı Sunucuları (DNS - Domain Name
Server) vardır. Yani Web tarayıcınıza www.bilisimterimleri.com adresini
yazdığınızda bu Alan Adı sunucusundan önce IP numarasına bakılır ve bu
numarada yer alan Web sayfası, size verilen IP adresi üzerinden Web
tarayıcı programınıza gönderilir. Aslında kullanıcıların bu teknik
bilgileri bilmelerine gerek yoktur; tüm bilmeniz gereken, Web
sitelerine bağlanırken, e-posta kutunuzda size gönderilmiş mesajları
alırken, başkalarına mesaj gönderirken kullanacağınız, basit, akılda
kalır adreslerdir. Çoğu adresi kendiniz tahmin edebilirsiniz; örneğin
bir şirketin Web sitesi adresi büyük olasılıkla, www.sirketadi.com
şeklindedir; veya o adres başkaları tarafından alınmışsa buna yakın bir
adrese sahip olabilir.
Bunun detaylarına ileride gireceğiz.
Ancak şimdilik şöyle diyelim: Web tarayıcı programlarda sık ziyaret
ettiğiniz sitelerin adreslerini saklayabileceğiniz listeler sayesinde
bunları tek tek ezberlemenize gerek kalmaz, bu listelere adresleri
kaydedip istediğiniz zaman çağırabilirsiniz. E-posta kutunuzun veya
haber sunucularının adresini ise e-posta/haber okuma programınızı ilk
kullandığınızda bir kez tanımlarsınız, her seferinde tekrar yazmanıza
gerek kalmaz.
Port Nedir?


XML(Extensible
Markup Language) HTML ile pek çok açıdan benzerlik gösteren bir markup
dilidir.Verinin tanımlanması ve tarif edilmesi için kulanılır.HTML’deki
yapının aksine XML’de kullanılacak olan tag’ler önceden tanımlı
değildir.Yani bir XML dökümanının yapısı tamamıyle kullanıcı tarafından
oluşturulur.Verinin tarif edilmesi için DTD adı verilen yapılar
kullanılmaktadır. XML ve DTD’nin birlikte kullanılması ile dökümanlar
kendini tarif eden bir yapı halini alırlar.
XML ve HTML
arasındaki en belirgin fark XML’in verinin kendisiyle ilgilenmesi
HTML’in ise verinin sunumuyla ilgilenmesidir.Buna bağlı olarak HTML
dökümanları veriye ilişkin şekillendirme bilgilerini içerirken XML
dökümanları ise verinin tanım bilgilerini içermektedir. XML’in tasarım
amaçlarından biri de verinin taşınmasıdır.
Bahsedilen bu özellikleri incelendiğinde XML’in pek çok önemli işlevi yerine getirdiği görülmektedir.
Burada
önemli bir nokta olarak XML’i HTML’in yerine geçecek bir dil olarak
düşünmek yerine HTML’in tamamlayıcısı olacak olan bir dil şeklinde
düşünmek uygundur.
Günümüz bilişim dünyasına bakacak olduğumuzda
XML’in her alanda karşımıza çıktığını görmekteyiz.Bu nedenle XML’I bir
anlamda geleceğin web dili olarak tanımlamak mümkündür.
IP Adresi Nedir?![]()

Internet'te
her bilgisayarın bir IP (Internet Protokol) adresi vardır. Tipik bir IP
adresi, noktalarla ayrılan dört rakamdan oluşur; örneğin, 212.156.4.20.
Bir bilgisayarın IP adresi varsa, Internet üzerindeki tüm bilgisayarlar
bu adresi kolayca bulur. Yani bir sitenin IP adresini biliyorsanız, Web
tarayıcınıza bu adresi yazarak da bağlanabilirsiniz. Ancak bu rakamları
akılda tutmak zor olduğundan her bir IP adresine karşılık gelen alan
adları verilmiştir. Çoğu Internet Servis Sağlayıcılarda bulunan özel
sunucu bilgisayarlardan (Alan Adı Sunucuları - Domain Name Server- DNS)
oluşan bir ağ, hangi alan adının hangi IP adresine karşılık geldiği
bilgisini tutar ve kullanıcıları doğru adreslere yönlendirir.
Internet'te trafiğin işlemesi bu IP adreslerine bağlıdır. Böylece
hiçbir karışıklık olmaz.
Siz de Internet'e bağlandığınızda
bilgisayarınıza bir IP adresi atanıyor. Ancak çoğu kullanıcının IP
adresi dinamiktir, yani servis sağlayıcınızda o an boş bulunan bir IP
adresi atanır. Bu yüzden her bağlantıda IP adresinizin son numarası
değişir. Kendi IP adresinizi, Internet'e bağlıyken Windows'ta
Başlat*Çalıştır satırına winipcfg yazıp Enter tuşuna basarak
öğrenebilirsiniz.
Bazı IP adresleri sabittir (static IP), yani
IP adresleri hiç değişmez. Bir Web sitesinin adresi her yazıldığında
bulunabilmesi için IP adresinin sabit olması gerekir.
Virüs Nedir?![]()

Virüs,
herhangi bir bilgisayara değişik yollarla girebilen ve bu
bilgisayarlarda istenmeyen sonuç ve zararlara yol açan programlara
verilen genel bir isimdir. Bu programların kullandığımız,
bilgisayarlarda çalıştırdığımız diğer programlardan temelde bir farkı
yoktur. Bu nedenle, işletim sisteminin desteklediği bütün işleri
yapabilirler. Virüsleri özel kılan, girdiği sistemlere kendilerini,
kullanıcının farkında olmadan veya iradesi dışında çalıştırılacağı
şekilde yerleştirmesi ve sistemlere zarar vermesidir. Bir virüs
kullanıcı tarafından çalıştırılmadan veya kendisini programlayan kişi
tarafından önceden belirlenmiş durum oluşmadan aktif hale gelmez. Bazı
virüsler ise aktif hale geldikleri halde, belli bir süre istenmeyen
etkilerini göstermezler. Virüsler genel olarak etkilerini diğer çalışan
programlara "bulaşarak", onlarda çeşitli değişiklikler yaparak
gösterirler. Virüslerin bir diğer özelliği ise kendilerini çoğaltmaları
ve hafızada değişik yerlere kaydetmeleridir. Virüsler, disketler, ağ
paylaşımı, Internet (e-mail, dosya indirme, vs) yollarıyla yayılır.
Virüslerin etkileri sadece rahatsızlık veren küçük problemler
olabildiği gibi (ekranınıza rahatsızlık veren mesajlar çıkararak
çalışmanızı bölmesi/engellemesi vb.) bilgisayarınızın hafızasını
ve/veya disk alanını kullanarak bu kaynaklara verimli olarak
erişiminizi engellemeleri ya da kullandığınız dosyaların içeriklerini
bozmaları/silmeleri gibi oldukça zararlı etkileri de olabilir. Bunun
dışında, kullandığınız bilgisayar programlarını bozabilir,
çalışmalarını yavaşlatabilir, sabit diskinizin tamamını ya da önemli
dosyaların olduğu kısımlarını silebilirler. Bazı virüsler ise
kullanıcının bilgisayar konusundaki bilgisizliğini kullanarak yol
açmadığı zararları vermiş gibi görünerek panik yaratırlar. Geçmişte
bilgisayarlara çokça yayılmış, zararlara yol açmış, ancak günümüzde
yayılmayan ve kendilerine anti-virüs yazılımlarınca korunma
sağlanabilen ünlü virüslerden bazıları ise şunlardır:
PE_CIH (Chernobyl), "ILOVEYOU"
Virus, W97M/Thus, KRIZ, Supple,
Win32.Kriz3862, Y2KCount,
WOBBLER, LIFE STAGES.
Internet Nedir?![]()

Internet
nedir, sahibi kimdir? Hemen gülümsemeyin, bu soruyu soran çok kişi var.
Ve çok haklılar: Kimdir bu Internet'in sahibi; Internet servis
sağlayıcılar mı, telekomünikasyon şirketleri mi, devlet mi? Aslında
Internet'in sahibi yok. Hemen anlatalım: Internet, tüm dünyaya
yayılmış, birbirleri ile bağlantılı, yani birbirleri ile "konuşabilen"
yüz binlerce bilgisayardan oluşan bir ağdır. Zaten "Internet" sözcüğü,
İngilizce'de "uluslararası ağ" anlamına gelen "international network"
sözcüklerinin birleştirilmesinden oluşmuştur. Bu uluslararası ağın
çekirdeğinde birbirine yüksek hızlı bağlantılarla bağlı, sürekli
çalışır haldeki bilgisayarlar (sunucular) vardır. Gerek
telekomünikasyondan sorumlu devlet kuruluşları, gerek özel şirketler
çeşitli ülkelerde bu bağlantıyı sağlayan ana omurgaları (backbone),
yani ana iletişim hatlarını kurarlar. Bu omurgalardan Internet servis
sağlayıcılara, şirketlere, üniversitelere ve daha önemlisi diğer
ülkelerdeki omurgalara bağlantılar yapılmıştır. Bunların kendi
aralarında da pek çok bağlantı vardır ve böylece çok bağlantılı bir
"ağ" oluşmuştur.
Bunlar rasgele bağlantılar değildir; Internet
ile ilgili bir hizmet vermek - Internet trafiğini yönetmek, Web
sayfaları sunmak, evlerdeki ve şirketlerdeki kişilerin telefon hatları
veya diğer özel hatlar aracılığıyla bu sunuculara bağlanmasını
sağlamak, e-posta hizmetleri vermek vb. - amaçlı kurulmuş
bağlantılardır. Örneğin evimizden modemimizle Internet servis
sağlayıcımızın numarasını çevirip Internet'e bağlandığımızda, bizim
PC'miz de Internet'in bir parçası olur. Olur ya, bu bilgisayarlardan
bazıları - hatta en önemli olanları - devre dışı kaldığında bile
Internet yok olmaz, çünkü bu iç içe geçmiş ağ yapısı sayesinde Internet
üzerinde ulaşmak istediğimiz başka bilgisayarlara farklı Internet
sunucuları üzerinden ulaşabiliriz. Bu trafiği de, biz farkında olmadan
Internet servis sağlayıcılardaki ve telekomünikasyon şirketlerindeki
sunucu bilgisayarlarda yüklü özel yazılımlar yönetir. Internet
altyapılarının sahibi elbette vardır ama böyle kolektif ve tüm dünyaya
yayılmış, bizi hedefimize pek çok farklı yoldan ulaştırabilecek, kendi
PC'mizin de bizzat bir parçası olduğu bir sistemin sahibi şudur demek
pek kolay değil.
Internet'te Canlı Yayın Nedir?![]()

Internet'ten
radyo, TV yayınlarını izleyebilirsiniz. Bu tür zaman içinde ilerleyen
ve saklanmayan verilere ("izlenen" veriler de diyebiliriz) "streaming"
(akan) veri adı veriliyor. Bazı kuruluşlar Internet sunucusu görevi
yapan PC'lerine "streaming server" yazılımları kurarak gerek canlı,
gerek önceden kaydedilmiş ses ve video görüntülerini bizlere
sunuyorlar.
Örneğin, bazı radyo istasyonları günde 24 saat
Internet üzerinden de yayın yapabiliyor. 56K modemlerimizin hızı
TV/video yayınlarını canlı olarak yüksek kalitede izlememiz için
yeterli değil, ancak bu dikkate alınıp görüntü kalitesinden feragat
edildiği için izlememiz mümkün. Radyo yayınları ise artık pek çok
Internet kullanıcısı tarafından dinleniyor. Bu tür yayınları
izleyebilmek için kullanılan programların başında Netscape Communicator
paketiyle de gelen Real Player var. Pek çok kuruluş Real formatında
yayın yapıyor. Bunun yanında Microsoft Windows Media Player hem Real
Player'ı destekliyor, hem de kendi formatı ile yayınları izlememizi
sağlayabiliyor. Veya Internet Explorer 5 ile gelen Radio özelliği, tüm
dünyadan çeşitli "online" radyo kanallarını dinlememize izin veriyor.
Macintosh bilgisayarları üreten Apple firmasının da benzer girişimleri
var.
Tüm bu yayınları izlemek/dinlemek için kullanabileceğimiz programlar elbette ücretsiz.
URL Nedir?![]()

Web
adreslerinin resmi ismi URL'dir (Uniform Resource Locator).
İngilizce'den bire bir çevirirsek "Standart Kaynak Bulucu" pek anlam
ifade etmeyebilir ama, bu adresler sayesinde aradığınız Web sayfalarını
bulursunuz diyebiliriz. Her Web sayfası sadece kendine ait bir URL'ye
sahiptir. Örneğin http://www.bilisimterimleri.com/content.htm bir
URL'dir.
Bu URL üç bölümden oluşur. Soldan sağa okursak:
1) Protokol (http://, ftp://, news: vb.);
2) Alan adı (protokolden, ondan sonraki bölü işaretine kadar olan kısım; www.bilisimterimleri.com gibi);
3) Ve dosya yolu (ilk bölü işaretinden sonraki kısım).
Şimdi şu adrese bakalım:
http://www.bilisimterimleri.com/universite/ozel/content.htm
Baştaki
http:// bize bunun World Wide Web'de yer alan bir HyperText dosyası
olduğunu söyler. www.superonline.com alan adının sonundaki com, bu
sitenin ticari bir site olduğunu gösterir. (Bazı adreslerin sonunda tr,
uk, jp gibi ülke kodları da görebilirsiniz.) Dosya yolundaki
content.html, Web tarayıcınızda, yani ekranda görüntülenecek dosyayı,
/universite/ozel/ ise content.html dosyasının bu sunucuda hangi
klasörde bulunduğunu belirler.
Burada bir noktayı belirtmek
gerekirse, çoğu Internet yazılımında protokolü elle yazmanıza gerek
yoktur. Örneğin Internet Explorer ve Netscape Communicator'de Web
sitelerinin adreslerinin başına "http://" eklemenize, CuteFTP
programında "ftp://" eklemenize, veya Outlook Express ve Netscape
Messenger'da "news:" eklemenize gerek yoktur; program bunu otomatik
ekler.
TCP/IP nedir?![]()
